Skip to content Skip to footer

Yalnız Yürümek
Zorunda Değilsiniz:

 Yasa Şefkatli Bir Mevcudiyet ve Topluluk Alanı

BİREYSEL REFAKAT SÜRECİ

Bire Bir – Yasa Tanıklık Etmek

Yas, çoğu zaman hiç beklemediğimiz bir kayıpla başlar. En ağır hâliyle sevdiklerimizin ölümüyle yaşansa da; boşanma gibi bir ilişki kaybı, iş kaybı ya da bir evcil hayvanın kaybı da yas yaşamamıza neden olabilir. Çoğumuz yasın ne olduğunu ve zaman içinde nasıl şekil değiştirdiğini pek tanımayız. Fark ettiğimiz tek şey, nefes alıp veriyor olsak bile hayatın içindeymiş gibi hissedemediğimizdir. Yas bilinmek ister; çünkü herkesin yası, parmak izi kadar biriciktir. Ve yas, tanıklık edilmek ister. Bu süreci tek başına yaşamak zorunda değilsin. İster çevrim içi, ister yüz yüze, bire bir bir araya gelebiliriz. Bu buluşmalarda seni dinler, eğitim, deneyim ve içgörüler aracılığıyla yasına yargısız bir şekilde eşlik ederim. Bu yolda sana eşlik etmek benim için bir onurdur.

Yas Destek Grupları: Birlikte İyileşmek

Yalnızlığın kıyısından, paylaşmanın şifasına...

Yas, her ne kadar bireysel bir deneyim olsa da, aynı gökyüzünün altında benzer kederleri taşıyanlarla bir araya gelmek, iyileşme yolculuğunun en güçlü adımıdır. Kanadımın Altı destek grupları; acınızı anlatmak zorunda kalmadığınız, sadece varlığınızla kabul gördüğünüz güvenli bir topluluk alanıdır.

Bu toplulukta neler bulacaksınız?

  • Yargılanmayan Bir Ortam: Duygularınızın “doğruluğunu” sorgulamayan, her ifadenin olduğu gibi kabul edildiği bir alan.

  • Öğüt Vermeyen Bir Yaklaşım: Size ne yapmanız gerektiğini söyleyen seslerden uzak, sadece yanınızda duran bir mevcudiyet.

  • Doğal Bir Süreç: Yasın iyileştirilmesi gereken bir hastalık değil, tanıklık edilmesi gereken kutsal bir süreç olduğuna dair ortak bir anlayış.

  • Şefkatli Bir Alan: Yasın tüm kıvrımlarıyla, olduğu haliyle var olmasına izin veren kapsayıcı bir topluluk desteği.

MERAK EDİLENLER

Yas Sürecine Dair Sorularınız

Yas yolculuğunda aklınıza takılabilecek temel noktaları, mevcudiyet temelli yaklaşımımız çerçevesinde burada yanıtlamaya çalıştım.

Hayır, bu bir terapi değil, bir eşlik sürecidir. David Kessler ekolüyle; acınızı dindirmeye değil, yasanıza şefkatle tanıklık etmeye ve bu süreçte size yargısız bir alan açmaya odaklanıyoruz.

Yas, en ağır haliyle sevdiklerimizin ölümüyle yaşansa da; boşanma gibi bir ilişki kaybı, iş kaybı ya da bir evcil hayvanın kaybı da yas yaşamamıza neden olabilir. Yasın her türlüsü bilinmek ve görülmek ister.

Yasın bir takvimi yoktur ve her insanın süreci parmak izi kadar biriciktir. Önemli olan, bu zamanın içinde kendinize ne kadar şefkatli bir alan açtığınız ve bu duygunun form değiştirmesine ne kadar izin verdiğinizdir.

Benzer kayıp deneyimlerine sahip insanları bir araya getiriyor; yasın paylaşılabildiği, güvenli ve yargısız bir topluluk alanı sunuyoruz. Bu gruplar öğüt vermez, sizi düzeltmeye çalışmaz; yasın olduğu haliyle var olmasına şefkatle yer açar.